25/11/2006 - VEDA OLSUN!!!!
........................
Coşkuyla,heyecanla ve bir çok güzel duyguyla başladığım bloğumun yapımını tamamladım. Son yazımıda ekledikten sonra bir karar aldım.Bu bloğu bu şekilde hayatımın birkaç film karesi gibi,resim karesi gibi,birdaha el atmıyacak şekilde bırakıyorum.Blogcu var olduğu sürecede kapatmıyacağım.Zaman bulabilirsem iş hayatıyla ilgili yada güncel konularla ilgili bir blog yapacağım.Burada edindiğim birkaç arkadaşım eğer ulaşmak isterseniz,mail atabilirsiniz.Ziyaret ve yorum yapan arkadaşlara şimdiden teşekkür ederim.
HAKAN
SEVGİLER |
|
|
|
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
25/11/2006 - (....)GÜNDEN BERİ !!

(....)GÜNDEN BERİ!!!
Kime ve neye üzülsem bilemiyorum. Ona mı, kendime mi? Sanırım, tek acınacak bu durumda kendimden başkasıda değil, zira hayat herkes için kaldığı yerden devam etmekte. Gün gelir alışırmış her insan, en olmaz şeylere bile. Unutmak zamandan geçermiş. Herkes herşeye alışır, hayatını bir şekilde devam ettirir de bir benmiyim tahamülsüz olan, bir benmiyim hayata karşı bu kadar savunmasız kalan, kabullenemeyen? hayatın gerçek yüzü ortaya çıktığından bu güne, tam (…) gün oldu. (…) Gündür içimde birileri sürekli çatışmakta ve bu mücadeler beni yiyip bitirmekte ve ben hayallerimle kandırılmış olmanın, en adi yüzünü, acısını (…) gündür içimde verdiğim mücadalelerle taşımaktayım. Gerçek olanı kabul ettiğimde dedim ki ÖLDÜ... ve o günden bu güne tam (…) koca gün geçti, içimdeki yangın bir gram olsun eksilmedi. Düşünüyorum, düşünüyorum, düşünüyorum.. Olanları ne aklım ne de mantığım almıyor bir türlü. Bunu hakedecek ne yaptığımı düşünüyorum, kime ne zarar verdim acaba diye ya da kimin ahını aldım ki böylesi bir sınava tabi tutuldum. Bildiğim azaldığım günden güne, kabullenememekle birlikte... İçim içimi yiyor (……lardır) ve dirhem dirhem eksiliyorum. Ayrıntılar aslında insanın canını en çok yakan. Kendini feda ettiğin kadının, hayallerle kaplanmış olması... Düşünün farklı iki kişilik.. Siz olsanız bunu nasıl kabullenirsiniz ki ya da nasıl üstesinden gelebilirsiniz bu zorluğun, bunca hayallerin ? Hangi teselli su serper yüreğinizin isyanına, kim anlar ki sizi ya da kime anlatabilirsiniz? Kim ne biliyor ki.. sadece acımasızca konuşuluyor. Herkes konuşuyor, söz hakkı olan - olmayan herkes.. Duyduklarım, gördüklerim sadece biraz daha fazla yakıyor canımı, yine de olduğundan fazla değil. Ben artık algılayamıyorum anlıyor musunuz? Hayata dair herşeyden vazgeçtim. Doğru yoldasınız, amaç beni tüketmekse, siz bunu başardınız, gurur duyabilirsiniz kendinizle. Düğün, bayram yapın hatta. Oysa bilmiyorsunuz sizin için nasıl fedakarlıklar yapıldığını, nelerden vazgeçildiğini. Sırf daha çok üzülüp, incinmeyesiniz diye, can havlini bir kenara bırakıp, senin yerine koydum kendimi .. Vurgun, vurgun üstüne. Gerçeği bir tek ben biliyorum.. Olsun, Hepinizin canı sağolsun. Tüm bunlara karşı; Dilim taş duvar... Sustum, susuyorum ve susacağım.. Sorgulamaktan da, yargılamaktan da, canımdan da vazgeçtim. Herşeyin sıradanlaştığı bir dünyada, bazen kaybetmek en doğru seçimdir ve o dünyada en yerinde tercih vazgeçiştir. Şimdi gitmek sadakat, kalmaksa ihanettir. ve bu bir ölümse, bu gün (…) gecesi.. ve derler ki (…) gün sonunda et kemikten ayrılır ve bu gece bambaşka acır ruh, bambaşka can çekişir. Kutsal kitap üzerine yemin ettim, ben ölemedim bir türlü.. Sen mutlu ol, gözüm yok.. Rabbim verir sabrını. Bu hesap böylece bitsin..
BEN HELÂL ETTİM HAKKIMI |
|
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
15/11/2006 - BENİ GÜZEL HATIRLA!

BENİ GÜZEL HATIRLA!
Bunlar son satırlar...
Farzet ki, bir rüzgardım, esip gectim hayatından
Ya da bir yagmur sel oldum sokağında
Sonra toprak cekti suyu...
Kaybolup gittim, belki de bir rüya idim senin icin. Uyandın ve ben bittim...
Beni güzel hatırla!
Cünkü; sevdim seni ben, her seyini...
Sana sırdas oldum, dost oldum,
Sayfalarca mektup bıraktım sana.
Siirler yazdım her gece, coğunu okumadım.
Sakladım içimde, sessizce gittim...
Senden öncekiler gibi sen de anlamadın.
Beni güzel hatirla!
Sana unutulmaz geceler bıraktım
Sana en yorgun sabahlar...
Gülüşümü, gözlerimi, sonra sesimi bıraktım.
En güzel siirleri okudum gözlerine baka baka, Söylenmemis "Merhaba"lar sakladım her köşeye Vedalar bıraktım duraklarda.
Ne ararsan bir sevdanın icinde
Fazlasıyla bıraktım ardımda.
Beni güzel hatırla!
Dizlerimde uyudugunu düşün,
Saçını oksadıgımı, üsüyen ellerini ısıttığımı,
Mutlu olduğun anları getir gözünün önüne.
Alnından öptüğüm dakikaları...
Sana bıraktığım kokumu doya doya cek icine
Hala cekmecenin icinde biliyorum
Beni güzel hatırla!
Beraber yürüdüğümüz yollarda
Bu sefer sen yalnız yada baskasıyla gezerken
Hep beni hatırla ama beni güzel hatırla
vefasız değil,şımarık degil,bazen bir cocuk gibi
Bazen de adam gibi ama
Beni güzel hatirla... |
|
|
|
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
14/11/2006 - SENİ SEVDİM...

SENİ SEVDİM
Güzelliğin için değil,
Çünkü ben seni hiç görmedim...
Ellerimi tutmanı değil,
Çünkü ben sana hiç dokunmadım...
Gözlerine bakmayı değil,
Çünkü ben onlara hiç dalmadım...
Ben senin beni sevmeni sevdim...
Yüreğinde bana yer vermeni sevdim...
Ağladığımda uzaktan tesellilerini sevdim...
Benim seni sevmemi sevdim...
Sessizlikte kalp atışlarını sevdim...
Damarlarımda kan yerine dolasmanı sevdim...
Düslerde benim olmanı, senin olmamı sevdim...
Gönülden sana bağlandığımı sevdim...
Gündüz ışığım, gece karanlığım olmanı sevdim...
Alınyazım, kaderim, herşeyim olmanı sevdim...
Gözyaşım, kederim, hüznüm olmanı sevdim...
Tebessümlerimin, gülmelerimin,
Mutluluğumun sebebi olmanı sevdim...
Söylediğin sözleri değil,
Onları bana söylemeni sevdim...
Ben başlı başına seni
Sen olduğun için sevdim...
Benliğini, duygularını, hislerini sevdim...
Sevgimi anlatmaya kelime bulamadığımı sevdim...
Ve ben SENİ sevdim... |
|
|
|
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
27/10/2006 - SANAL AŞKIM..

SANAL AŞKIM
Önceleri bir merhabayla başlayan sonsuzluğun bir sevgi örneği kimine göre bir hastalık. Kimine göre bir çılgınlık.veya gerçek sevgi sizce nedir hiç düşündünüzmü. Merhaba. Merhaba., selam nasılsın iyiyim sen nasılsın, çok iyi ile baslayan genelde sanal ziyaretler mailler mailin en sonunda SEVGİLER. İyi dilekler iyi düşünceler. Bir gün gelip pc ye sığmayan tatlı sohbetler, ve sevginin tırmanışa geçtiği adım adım ilerlemeler. Bu sevgi tam olarak karşılıklımı hayır deyil elbet.birisi biraz az diyeri bulutların üzerinde. Daha önceleri hiç tatmadığı zevk hoşnutluk (siz ne derseniz deyin artık) ve sanal sevginin sinsi sinsi gizemi. Tatlı tel muhabbetleri, güzel sevgi sözcükleri bazan yas bazan sevgi paylaşımı sanal aşkın ilk adımları. Geceleri derin derin düşünceler, akşamaı iple çeken gündüzün sıkıntıları, hepsi sanal aşkın sinyalleri. Öğle bir yere gelirsiniz ki artık deli olursunuz, akşam neler söylemeliyim nasıl davranmalıyım kafada yapılan planlar hep ama hep güzel düşünceler. Klavyenin tuşlarında saklı düşünce sevgisi sanal aşk aslında yeni arayış yeni umut sorunsuz aşk aranılan bunlar güzel düşünceler sorunsuzluk, resimler güzel cümleler sanal aşkın merdiven basamakları. Hiçbir zaman kavga yok mükemmel konuşmalar arasıra tartışmalar olsa da seni kırdımsa özür dilerim cümleleri dahada ilerleyiş. Bir düşünelim gerçek yaşamda bir çiftin sevişmesi örneği gibi, bir düşünce vardır eşden sevgili olmaz diye olmazmı acaba! ! ilişkinin dorukta kalması anlık bir olay, venüs tepelerini aşmak yıldızlı üçgen ziyaretleri zevkin en üstün den aşağıya doğru inişte anında başlayan sorunlar.veya baklavanın tadının hep aynı olması. Sabaha kadar sürmeyen tatlı bir yaşamın penceresi. Sorunlar, sorunlar Sanal aşkda bu böyle deyil ne kadarda dokunmak olmasa da yanında dokuna bildiğin birileri olduğundamıdır nedir, ilişki hep en üst seviyede dorukta. Onu orada tuta bilmek elinizde. sevgi ekranın arkasında hazır kıta. Ayrılma zamanı geldiğinde bile sevgiyle kal hoşca kal sevgimle.sözcükleri. Bu ortam o kadar güzeldirki karşınızdaki sanal olsada aşkınıza bir gün gerçek yaşamda oturalım buluşalım konuşalım desenizde ve her defasında red cevabı alsanızda sanal aşk devam eder.. Sayfalarda şiirlerde yazılarda bulduğunuz karşınızdaki insana montajını yaptığınız sevgidir bu. Korkarsınız sanal sevginin ilk buluşmada fiyaskoyla sonuçlanmasından bitecek korkusu sarar içinizi. gercekten seviyorsunuzdur aslında ama ya karşıdaki inanmazsa. Ömür boyu saklı tutmaya yemin bile edersiniz... Kurulmuş düzenleri yıkmak zordur.gemileri yakmak o kadar kolay değildir.Bütün bunları düşünmek zorundasınız. Dokunamadığım sevgi aşk deyildir sözleri gerçekmi dersiniz veya sizin aşık olduğunuz kişi bir gün gelir sanal aşkın sonu yok, bu durum bir hastalık diye bilir.o an dünyanız yıkılır. Ne çare ki sanal aşk da sevgi sonsuzdur karşınızdaki sizi küçümsese de. Çaktırmadan diktiğiniz fidanı sulamaya devam edersiniz ya bir gün fidan pc nin içinde patlayıp meyva verirse; umutlanırsınız.... Dua edersiniz sanalda olsa sevgilim yuvasında mutlu pc'nin başında beni unutmasın. Unutursunuz kendi içinizdeki fırtınanın aslında yüreğinizi kemirip gercek yaşamdan sizi alıp götürdüğünü. Olsun yinede sorunsuz sevgilerin en güzeli sanal olanı çünki sevgi sonsuz hiç bitmeyen... Bir tek kuralı olan asla ve asla buluşmanın olmaması gerektiği dokunmanın yasak olduğu koklaşmanın olmadığı aslında çok sevsenizde karşınızdaki insana bunun gerçek olduğunu hiçbir zaman anlatamadığınız yüreleri parçalayan .... SANAL SEVGİ... Sevgilerin kralı Hastalıkların en pahalısı.Yürek yarası. Gerçek olduğunu asla anlatamadığınız. Yaşamın Tatlı Rüyası.. En Kötüsüde ne biliyormusunuz SENİ SEVİYORUM Ama arkadaşım olarak Muhabbetleri.... SEVGİLİ
|
| |
|
|
Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
19/10/2006 - HER ŞEYİN ANLAMINI YİTİRDİĞİ AN BU AN...

NOKTAYI SEVERLERE....
Sözlerin artık ikna etmediği
bu yaşımda,
ağlamak da artık zor geliyor,
zoruma gidiyor.
Benden sana, söylemesi zor,
yazması kolay bir kelime;
Hoşçakal.
Yolundan döndürecek
gücüm yok artık.
Dayanıksızım, dayanaksızım...
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
12/10/2006 - SENİN GİBİ

SENİN GİBİ
Aşkı bakışlarında aradım yıllar yılı
Andım ismini ta sabahlara kadar
Bilki seni ölümsüz bir aşkla sevmişim
Gönül tahtına eş seçtim bir güzel senin gibi
Kazıdımda ismini kalbimin has yerine
Yıkadım gözlerimden dökülen yaşlarla
İçtim ta fecre kadar onları yudum yudum
Gönlüme eş aradım bir güzel senin gibi
Elbet gönüllerde birgün sabah olacak
Bizim şu ruhumuz aydınlıkla dolacak
Dökülen gözyaşları kuruyacak duracak
Ve eş olacak bana bir güzel senin gibi...
|
| |
>
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
5/10/2006 - DENİZ FENERİ

DENİZ FENERİ
Sabah olmuştu yine. Yine bir sürü kaygıyla uyanmıştım yeni güne. Üzerimdeki ağırlık günbegün daha da artıyordu. İğrenç bir çaresizlik içindeydim. İşimden, etrafımdaki insanlardan, sosyal hayattan kaçmaya başlamıştım artık. O kadar ki, garajda duran otomobilime binip gezmek bile gelmiyordu içimden. Hiçbir şeyin anlamı yoktu benim için. Kendimi .... avutmaya çalışıyordum; ama bu kez de fazla kaçırınca salakça davranışlarda bulunuyordum.
İçimdeki ardına kadar açık pencereden, kar soğuğundan daha beter bir soğuk, yüreğimin ortasından esip tüm bedenime yayılıyordu. Binlerce metre yükseğe tırmanan bir dağcının oksijensiz kalması ve donmak üzere olması gibi zaman zaman nefessiz kalıyor ve hareket edemiyordum. Eski evlerde başında oturulup, üzerinde kestane pişirilen, hemen yanı başında evin arsız kedisinin kıvrılıp uyuduğu mütevazı bir odun sobasının sıcaklığı gibi bir sıcaklık ve sevgiydi tüm ihtiyacım olan. Pırıltılı yaz sabahlarında, dudağıma kondurulan tatlı bir öpücükle uyanıp, taze demlenmiş bir çayı ince belli bardakta paylaşabileceğim birinin sıcaklığıydı istediğim.
Şimdi bakıyorum da bunları yapabileceğim hiç kimse yok. O gittiğinden beri bunları yaşayamamanın derin hüznünü biriktirmişim içimde sadece. Küçük teknemin içinde ilerlerken, ani çıkan fırtınaya karşı koymak için hiçbir çaba göstermemişim. Ve daha da üzücü olanı; o koca denizde bir tek deniz fenerinin olmaması…
Teknem son fırtınadan bu yana epey hasar aldı. Bir ara artık onunla açık denizlere açılamayacağımı, yıllardır benimle beraber bir çok yol kateden dosttan bir hayır gelmeyeceğini düşünmeye başladım. Ta ki bir gece köhne evimin penceresinden denizi seyrederken çok uzaklardaki deniz fenerini görene kadar.
İşte o fener o günden sonra benim tek umudum oldu. Teknemi tamir ettim ve yeniden suya kavuşmasının keyfini , o da ben de beraber yaşıyorduk artık. Ve ben hala o uzaktaki belli belirsiz ışık saçan fenere ulaşmak için anlamsızca dümen sallıyordum. Ben ilerledikçe fener daha da uzağa gidiyordu ama ben asla yılmadım. Çünkü biliyordum ki, her fenerin bir bekçisi vardı…
|
| |
>
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
5/10/2006 - KUMRULAR

KUMRULAR
Arka bahçedeki kumrular da gittiler.
Bu mevsim ayrılık dolu.
Ağaçlar yapraklarından, güneş topraktan, çiçek arıdan, gül dalından ayrılıyor.
Kelebekler kayboldular.
Yaz aşkları gizemli vedalaşmalarla, gözyaşlarıyla, minik minik hüzünlerle bitti yine.
Áşıklar ayrıldılar.
Kumsallar boşaldı.
Ne çocukların sesleri kaldı, ne satıcılar, ne plajda gölgelikte oturup örgü ören kadınlar.
Depolara kaldırdılar güneş şemsiyelerini.
Bu ayrılıklar olmasaydı keşke.
Ne vardı sanki.
Bahçelerden hortumları topladılar çoktan.
Tekneler denizden ayrıldı.
Eşyalarını toplayıp, güverte kapağını kapatıp, son kez teknesine uzaktan bakıp gitti kaptan.
Bu mevsim ayrılıklarla dolu.
Kavak ağaçları rüzgár sesinden ayrıldılar, çınarlar gölgelerinden, sarmaşıklar renklerinden.
Çocuklar okula gittiler, basketbol direği yalnız.
Ne yapacaksınız?
Canımı sıkar hep bu ayrılıklar.
Her an bir ayrılık haberi geliyor, içimde sıkıntı var.
Dün baktım:
Çatının pervazı boş.
Anladım; ayrılık zamanıdır.
Demek ki gitti kumrular.
|
| |
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
5/10/2006 - MEKTUP

MEKTUP....
İnsanların kendi doğruları ve kendi yanlışları olmalı, gerektiğinde gözü kapalı girdiğin kavgadan, gerektiğinde özür dilemeyi bilerek çıkman gerekebilir. Sonuçlar ne olursa olsun, hatalar ve doğrular kişiye özel olmalı. İnsanlar seni yanıltmasın, bugün yanında olan herkes dost olmayabilir. Gerçek dost nedense hep bir elin parmakları kadar ya vardır ya da yok. Bunları zamanla yaşayarak anlayacağız.
Sevgisiz olma hiç. Sevgi yaşamın hayat damarıdır. Sev, gönlünce sev. Herşeyi ama aklına gelebilecek herşeyi ve sakın umutların tükenmesin. İşte o gün nabız atışların yavaşlar ve belkide durur. Öncelikle kendin için yaşa, öncelikle kendini sev, sonra bir çiçek sepetinde ki güller gibi dağıt mutluluğunu etrafa ve ağlamak güzel olsa da, ağlamak çoğu zaman rahatlatsa da gösterme kimseye gözyaşlarını ve ağlamak istediğinde tutma kendini, ağla doyasıya hıçkıra hıçkıra.
Mutluluğunu sakın kaybetme, gün gelir düşersin sonra yollara. O kaçar sen kovalarsın. Kimbilir belki yakalarsın ama vakit çok geç olabilir. Zaman parmaklarının arasından akıp gidebilir. Bilemezsin, anlayamazsın öylesine birbiri ardına işliyor ki saniyeler, sadece zamanın ardından bakıp kalırsın.
Duy, hisset, gör ve yaşa. Bu günü, dünü, yarını doyasıya. Birgün olurda hatırlarsan bu sözlerimi gülümse ve sorarlarsa neden güldüğünü, gülümsemenin dost yüzlere bıraktığın en büyük armağanın olduğunu söyle.
|
| |
|
|
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
Hakkımda
Kategoriler
Arkadaşlarım

SADECE RESİM
Gerçek aşk her yürekte
Aynı çoşkuda varoluyor,
Değişen şey ise zaman,
Mekan,ve kahramanlar
Adını siz koyun,,,
Aşkın resmi deyin,
Hüznün resmi deyin,
Çaresizliğin resmi deyin,
Bakarken resmin
Bir parçasını
Yüreğinizde saklayın
Hislerinizin resmi olsun:(!)
otag
|
|