5/10/2006 - DENİZ FENERİ

DENİZ FENERİ
Sabah olmuştu yine. Yine bir sürü kaygıyla uyanmıştım yeni güne. Üzerimdeki ağırlık günbegün daha da artıyordu. İğrenç bir çaresizlik içindeydim. İşimden, etrafımdaki insanlardan, sosyal hayattan kaçmaya başlamıştım artık. O kadar ki, garajda duran otomobilime binip gezmek bile gelmiyordu içimden. Hiçbir şeyin anlamı yoktu benim için. Kendimi .... avutmaya çalışıyordum; ama bu kez de fazla kaçırınca salakça davranışlarda bulunuyordum.
İçimdeki ardına kadar açık pencereden, kar soğuğundan daha beter bir soğuk, yüreğimin ortasından esip tüm bedenime yayılıyordu. Binlerce metre yükseğe tırmanan bir dağcının oksijensiz kalması ve donmak üzere olması gibi zaman zaman nefessiz kalıyor ve hareket edemiyordum. Eski evlerde başında oturulup, üzerinde kestane pişirilen, hemen yanı başında evin arsız kedisinin kıvrılıp uyuduğu mütevazı bir odun sobasının sıcaklığı gibi bir sıcaklık ve sevgiydi tüm ihtiyacım olan. Pırıltılı yaz sabahlarında, dudağıma kondurulan tatlı bir öpücükle uyanıp, taze demlenmiş bir çayı ince belli bardakta paylaşabileceğim birinin sıcaklığıydı istediğim.
Şimdi bakıyorum da bunları yapabileceğim hiç kimse yok. O gittiğinden beri bunları yaşayamamanın derin hüznünü biriktirmişim içimde sadece. Küçük teknemin içinde ilerlerken, ani çıkan fırtınaya karşı koymak için hiçbir çaba göstermemişim. Ve daha da üzücü olanı; o koca denizde bir tek deniz fenerinin olmaması…
Teknem son fırtınadan bu yana epey hasar aldı. Bir ara artık onunla açık denizlere açılamayacağımı, yıllardır benimle beraber bir çok yol kateden dosttan bir hayır gelmeyeceğini düşünmeye başladım. Ta ki bir gece köhne evimin penceresinden denizi seyrederken çok uzaklardaki deniz fenerini görene kadar.
İşte o fener o günden sonra benim tek umudum oldu. Teknemi tamir ettim ve yeniden suya kavuşmasının keyfini , o da ben de beraber yaşıyorduk artık. Ve ben hala o uzaktaki belli belirsiz ışık saçan fenere ulaşmak için anlamsızca dümen sallıyordum. Ben ilerledikçe fener daha da uzağa gidiyordu ama ben asla yılmadım. Çünkü biliyordum ki, her fenerin bir bekçisi vardı…
|
| |
>
|
|
Yorum yaz!
|
|
Hakkımda
Kategoriler
Arkadaşlarım

SADECE RESİM
Gerçek aşk her yürekte
Aynı çoşkuda varoluyor,
Değişen şey ise zaman,
Mekan,ve kahramanlar
Adını siz koyun,,,
Aşkın resmi deyin,
Hüznün resmi deyin,
Çaresizliğin resmi deyin,
Bakarken resmin
Bir parçasını
Yüreğinizde saklayın
Hislerinizin resmi olsun:(!)
otag
|
|